28 Şubat 2010 Pazar

Çinliler Avatar ı kopyaladı

Çinliler garip insanlar... Bir yandan Avatar'ı yasaklamaktan beter ediyorlar, diğer yandan da sunduğu nimetlerden sonuna kadar faydalanmayı ihmal etmiyorlar. Çin'in güneyindeki Hunan eyaletinin Cangciacie şehrinde bir dağa, uçan dağları ve üç boyutlu animasyonlarıyla dünyada izlenme rekorları kıran "Avatar" filminin ismi verildi.

"Avatar"ın ulaştığı şöhreti nakde çevirmek isteyen eyalet yönetimi, resmi internet sayfalarında, Cangciacie'deki "Güneyin Gökyüzü Sütunu" adlı dağın adının "Avatar Hallelujah Dağı" olarak değiştirildiğini duyurdu.

Eyalet yönetimi, "Avatar" filminde uçan "Hallelujah Dağları"nın ilham kaynağının "Güneyin Gökyüzü Sütunları" dağı olduğunu ve 2008 yılında eyalete gelen bir Hollywood fotoğrafçısının bölgede birçok resim çektiğini aktardı.

İnternet sitesinde, fotoğrafçının çektiği karelerin "Hallelujah Dağları" dahil, "Avatar" filminin ana unsurlarını oluşturduğu da belirtiliyor.
Çinliler Avatar'ı kopyaladı

Arabanızı Apple park edecek

Pek çok bilişim devi araştırma ve geliştirme konusuna büyük bütçeler ayırıyorlar. Bunun sebebi ise rakiplerle rekabette her zaman bir adım önde olabilme isteği. Fakat zaman zaman bazı patent başvurularında sıra dışı fikirler de ortaya çıkıyor. Bunun son örneği Apple'ın başvurusunda bulunduğu bir patent ile ilgili. Apple, GPS ile çalışan bir "Park Etme ve Konum Yönetim Uygulamaları ve Uyarıları" adını taşıyan patent başvurusu ile kafaları karıştırdı.

Tabi ki bu henüz sadece bir patent başvurusu ve Apple'ın bunu tam olarak hangi amaçla kullanmayı düşündüğünü detaylı bir şekilde anlatmıyor. Ama ilk akla gelen kullanım yöntemleri arasında en yakın taksi veya toplu taşıma aracının nerede olduğunu tespit etmek ya da park alanındaki boş yeri etrafta dolaşmak zorunda kalmadan tespit edebilmek öne çıkıyor.

Patent başvurusunu kendiniz inceleyerek kullanım şekilleri konusunda bilgi almak isterseniz şu adresi ziyaret edebilirsiniz (İngilizce).

Arabanızı Apple park edecek

Facebook güncelleniyor; yine

Sosyal network Facebook, "Games Dashboard" ve "Application Dashboard" isimli özet sayfaları için bir programlama arabirimi tanıttı. Geliştiriciler bu arabirimlere bir süredir erişebiliyor.

Planlanan özet sayfaları sayesinde kullanıcılar en son çalıştırdıkları oyunlara ve uygulamalara erişebilecek veya arkadaşları tarafından tavsiye edilen uygulamaları keşfedebilecek. Bunun arkasındaki fikir sunulan fırsatların kullanılabilirliğini basitleştirmek oluyor.

Oyun ve uygulama programcıları API üzerinden ürünlerini planlanan Dashboard'lara entegre edebilecek. Ek olarak geliştiriciler bu platform üzerinden yeni ürünlere link verebilecek ve kullanıcılarla iletişime geçebileck.

Facebook özet sayfalarını bu ayın sonuna kadar tüm üyelere açmak istiyor. Kesin bir tarih henüz belirlenmiş değil.
Facebook güncelleniyor; yine

Gigabyte GSmart

Akıllı telefon üreticisi Gigabyte kısa bir süre içinde GSmart ismini taşıyan Android tabanlı bir Cep Telefonu piyasaya sürecek.



Şimdiye kadar isimsiz olarak internette dolaşan Google akıllı telefonunun ilk resimleri ortaya çıktı. Unwiredview.com'a göre GSmart Phone 2,8 inç ekran, WLAN, GPS, 2 Megapiksel kamera, 528 MHz işlemci ve microSD kartlarla genişletilebilir bellek ile beraber gelecek. Cep telefonu altı mekanik tuş ve iztopu üzerinden yönetiliyor.



Dedikodulara göre Android cep telefonu GSmart ilk önce Rusya'da 200 euro'ya satışa sunulacak. Olası pazar başlangıcı olarak şubat ve mart ayından bahsediliyor.



Bilgi için: Gigabyte

Telefon: (216) 450 48 40


Gigabyte GSmart

Dikkatsiz Microsoft

Microsoft, Yazılım geliştiricilerin Mobil işletim sistemi Windows Mobile 6.5 için kendi uygulamalarını hazırlamalarını kolaylaştıracak Software Developper's Kit (SDK) üzerinde çalışmaya devam ediyor. En azından son olarak bize ulaşan bilgiler bu yöndeydi. Fakat geçtiğimiz gün ilginç bir olay yaşandı ve Microsoft sessiz sedasız Windows Mobile 6.5 SDK'sını sitesinde yayınladı.

Yayında olduğu sürece birkaç geliştirici SDK'yı indirme şansı buldu. SDK'da bu paketin Windows Mobile 6.5.3 sürümü için geliştirildiği yazılıydı ama kullanımında bazı sorunlar göze çarpıyordu. Kısa süre sonra Microsoft SDK'yı siteden kaldırınca durum ortaya çıktı. Meğer SDK yanlışlıkla yayınlanmıştı ve yayınlanan paketin son testleri tamamlanmamış haliydi. Microsoft konuyla ilgili bir özür mesajı yayınladı ve son haline getirilecek olan SDK'nın önümüzdeki ay için indirilmeye hazır olacağını belirtti.

Dikkatsiz Microsoft

Chrome: 10 müthiş eklenti

Google, Chrome eklentilerine "uzantı" diyor olabilir; ama onlar kullanıcılar için hep "eklenti" olacak.

10 RSS Subscription Extension

Google Chrome'a mutlaka kurmanız gereken bir eklenti türü. RSS Haber okuyucyla CHIP online'ı takip edin!

Download: RSS Subscription Extension


9 SmoothScroll


Apple'ın çoklu dokunmatik özellikli iPhone'undaki akıcı kaymayı Chrome'da da sağlayabilirsiniz.

Download: SmoothScroll
Chrome: 10 müthiş eklenti

Firefox un zulmüne son

Google'ın tarayıcısı Chrome'un en beğenilen özelliklerinden biri de bilgisayarınızda hiçbir bilgi tutulmadan dilediğiniz siteyi rahatlıkla sörf yapmanıza olanak veren özelliği. Chrome, bu işlemi kolaylaştırmak için sadece bir tıkla gizli sörf yapacağınız pencereyi açmanıza olanak veriyor. Gizli sörf'ü Firefox'ta da yapmak mümkün ama işlem biraz daha zorlaştırılmış durumda. Örneğin gizli sörf moduna geçmek için o anki Firefox oturumunu kapatmanız şart. Neyse ki bir eklenti kullanarak Firefox'ta da işleri kolaylaştırabilirsiniz.

Private Browsing Window 0.2 adlı Firefox eklentisini kurduğunuzda var olan Firefox pencerenizin yanında yeni bir pencere daha açılıyor ve bu yeni pencerede gizli sörf imkanı etkinleştirilmiş oluyor. Ne yazık ki bu yeni Firefox penceresi ayrı bir profil olarak çalıştırıldığı için var olan favori sitelerinizi göremeyeceksiniz ama en azından Firefox'u tamamen kapatıp yeniden başlatmak zorunda da kalmayacaksınız.

Firefox'un en yeni sürümü olan 3.6'da çalışan bu ücretsiz eklentiyi şu adresten indirebilirsiniz.

Firefox'un zulmüne son

Hırsızın GTA tutkusu

Oyun severlerin çok yakından tanıdığı Grand Theft Auto adlı Oyun, Araba çalmak mantığı üzerine kurulu bir oyun. Michael Ray Ekes ise araba hırsızlığını gerçek hayatta kendine meslek edinmiş bir hırsız. Fakat GTA ve Ekes'i bu haberde bir araya getiren ufak bir detay daha var. O da Ekes'in son suçundan sonra yakalandığı evinde, polislerin onu Grand Theft Auto oynarken bulmuş olmaları!



Ekes'in yakalanmasına sebep olan olay ise son çaldığı kamyoneti saklamak konusunda yeterince akıllıca davranmamış ve tam da evinin önüne park etmiş olması. Polisler çalındığı ihbar edilen aracı gördüklerinde ufak bir soruşturmanın ardından Ekes'in kapısına dayandılar ve karşılarında suçluyu GTA oynarken buldular. İş ve eğlenceyi birbirine karıştırmak dedikleri bu olsa gerek.


Hırsızın GTA tutkusu

IE kullanana Google şoku

Google Toolbar'daki bir Program hatası yüzünden kullanıcıların gizliği tehlikeye düşüyor.



Harvard Business School'da asistan profesör olan Ben Edelman, Google Toolbar 6.3 ve üstü sürümlerde, belirli koşullarda kullanıcıların internet sörf alışkanlıklarının Google tarafından takip edildiğini ortaya çıkarttı.



Google Toolbar'ın kendi ürün gizlilik politikasına aykırı olan bu durum, bir program hatası. Sadece kısıtlı bir kesim kullanıcıyı etkilediği açıklanan bu hata, toolbar kapatılsa bile kullanıcıları takip etmeye devam ediyor.



Sadece Internet Explorer 8 kullananların başına gelen bu durumun gerçekleşmesi, Toolbar'ın "Enhanced features" yani gelişmiş özellikler unsurunun etkinleştirilmesine bağlı. Bu etkinleştirildiyse Toolbar kapatılsa bile takibe ve Google'a bilgi aktarmaya devam ediyor.


IE kullanana Google şoku

OpenOffice ten kötü haber

OpenOffice 3.2'nin çıkış tarihi yüksek bir ihtimalle ötelenecek. Geliştiriciler dördüncü bir RC sürüm yayımlamayı planlıyor. Dolaysıyla Ocak 2010'daki çıkış tarihi sözü tutulamayacak.



Sebep olarak sunum programı "Impress"de ortaya çıkan bir Program hatası gösteriliyor. Bu hata tüm Office paketinin çökmesine neden olabiliyor ve final sürüme kadar ortadan kaldırılmalı



Bu sebeple geliştirme sürecinde yeni bir RC sürüme daha ihtiyaç duyuluyor. Bu sürümün ne zaman çıkacağı henüz belli değil. Eski test sürümlerine giden linkler indirme sayfasında kaldırıldı. Sayfada kullanıcılara yeni bir test sürümünün çıkacağın dair bildirim yapılıyor.



Geliştiricilere göre 3.2 nolu sürüm seleflerine nazaran birçok yeniliği beraberinde getirecek. Yeni sürümde grafiksel canlandırmalar, tablolar ve dokümanlar daha rahat uyarlanabilecek ve daha fazla değiştirme imkânı sunulacak.


OpenOffice'ten kötü haber

Firefox tan şok eden rest

Internet Explorer'dan sonra Dünyanın en popüler 2. internet tarayıcısı Firefox'un geliştiricileri, YouTube'un seçtiği codec'i desteklemeyeceklerini açıkladılar.



Geçtiğimiz günlerde Flash yerine HTML5 Video oynatıcı denemelerine başlayan YouTube, H.264 video codec'i seçti. Mozilla ise HTML5'i desteklemelerine karşın, H.264'ü Firefox'a eklemeye niyetleri olmadığını çok kesin ve net bir dille ifade etti.



H.264 yüksek kalitede görüntüyü verimli boyutlarda sunabilen, gelişmiş ve popüler bir codec. Tek sorunu ise lisanslı olması, yani Firefox'a bu codec'i eklemek demek, Mozilla için büyük masraf demek.



Mozilla'nın açıklamasına göre H.264 internette standart hale gelirse, lisans ücretleri bir bariyer oluşturacak. Bu standarda uygun tarayıcı yapmak isteyen yeni geliştiriciler, ücreti karşılayamadıkları için uygun bir tarayıcı yapamayacak, piyasaya giremeyecek. Bu internet geliştiricileri ve video içerik üreticileri için bir engel oluşturacak.


Firefox'tan şok eden rest

Sudan ucuz bir N900

Bu ilk Nokia N900 kopyası değil ama gerçek bir N900'e en çok benzeyenlerden birisi olmayı başarıyor.



Nokia'nın yeni amiral gemisi N900, Linux kullanıyor ve cep telefonundan ziyade bir cep bilgisayarı özelliklerine sahip. Geliştirilen yazılımlar ile birlikte çok güçlü bir seçenek olacak.



Kopyaya geri dönersek, tasarımıyla, portların yeriyle ve N900 tarzında QWERTY klavye dizilimiyle neredeyse birebir bir kopya yapılmış. Ama aldığınız aslında sadece bir N900 kasası oluyor...


Sudan ucuz bir N900

Facebook ta büyük tuzak

350 milyonun üzerinde kayıtlı kullanıcısı bulunan sosyal ağ platformu Facebook, şimdi de gruplardaki isim değişikliği nedeniyle kullanıcıları sıkıntıya sokuyor. Başka bir isim altında gruba dahil olan kullanıcılar, grup adının değiştirilmesiyle birlikte bambaşka bir gruba dahil olabiliyor.

Facebook'ta kurulan gruplar binlerce kişiyi tek çatı altında toplamayı başarırken, Facebook'ta hemen her konuda açılan bir gruba rastlayabilmek mümkün. Ancak kullanıcıların canını sıkan nokta grup adında sonradan değişiklik yapılabilmesı ve kullanıcıların hiç istemediği bir gruba farkında olmadan dahil olması.

Örneğin "Dünyada barış istiyoruz" şeklinde açılan bir grup adına üye olan kullanıcılar, daha sonra gruplarına bakma gereği duymadığından grubu kuran kişi ya da kişiler grup üzerinde diledikleri değişikliği yapabiliyor ve buna isim değişikliği de dahil. Daha sonra "Dünyada barış istiyoruz" grubuna giren kullanıcıyı bir arkadaşı uyarıyor: "Senin PKK'yı destekleyen bir grupta ne işin var?"
Facebook'ta büyük tuzak

3. boyutu dev gibi yaşayın

Acer firması evinizdeki 3 boyutlu Sinema keyfi yapmanızı sağlayacak H5360 isimli projektörü piyasaya sürdü. Acer DLP projektör, yerel HD-ready çözünürlüğü (720p) ve Nvidia 3D Vision tekniği ile beraber yüksek keskinlikte, parlak renkli 3D projeksiyonları mümkün kılıyor.



Kullanıcının bu iş için projektörün yanında uygun ekran kartına sahip bir PC'si ve özel Nvidia 3D gözlüğüne sahip olması gerekiyor. Nvidia'nın 3D gözlüğü PC üzerinden eşitlenen iki merceğe sahip. Her kare iki kez canlandırılıyor; bir sağ, bir de sol göz için. Sonrasında bu iki öğe üst üste yerleştiriliyor.



Ekran kartı bu bilgileri Acer H3650'ye gönderiyor ve o da resimleri 120 Hz frekansında işliyor. Projektörün aydınlık değeri 2500 ANSI Lümen, kontrası 3200:1. Çalışma sırasında 27 dBA gürültü çıkarıyor.



Acer H3650 HD ve 3D destekli projektör şu andan itibaren 800 euro'ya (yurtdışı) satışa sunuluyor.



Bilgi için: Acer

Telefon: (212) 261 62 02


3. boyutu dev gibi yaşayın

Ucuz konuşmaya darbe

Tüketicilerin yüzünü güldüren, telefon faturalarında önemli ölçüde Ekonomi yapmayı sağlayan 10XY ile arama, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) Kasım ayında aldığı bir kararla artık tarihe karışabilir.



Bilindiği üzere, telefon numaralarının başına sadece 10XY numaraları eklenerek ucuza telefon görüşmeleri yapmanın önü açılmış, pek çok abone bu sayede telefon faturalarında ciddi bir düşüşe tanık olmuştu. Ne var ki, bu kez de vatandaşa sağlanan bu kolaylığın önüne faturalama konusunda yaşanan bir sorun çıktı: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) kararına göre artık Türk Telekom'un, evlerden ve işyerlerinden aranacak numaranın önüne 10XY koyarak, bir başka telefon işletmecisi üzerinden ucuza yapılan konuşmaları faturasına dahil etme yükümlülüğüne sınırlama getirildi.



"Arama bazında taşıyıcı seçimi" olarak adlandırılan bu "B tipi telefon hizmeti" veren işletmecilerin hiçbirinin bu hizmeti alan tüketiciler ile arasında bir abonelik sözleşmesi bulunmuyor. Böyle olduğu için sabit numarayla evden veya işyerinden numaranın önüne 10XY konarak yapılan ucuz arama hizmeti veren işletmecilerin tüketicilere fatura kesmesi mümkün olmuyor. Eğer Türk Telekom bu karar ile getirilen sınırlama doğrultusunda faturalarından bu hizmet bedellerini çıkaracak olursa, işletmecilerin 10XY hizmetleri için fatura kesip, ücret tahsil etmeleri için bir yol kalmamış oluyor. Bu hizmetinden alacağını tahsil edemeyen telefon işletmecilerinin de bu hizmeti vermeye devam etmesi mümkün görünmüyor.


Ucuz konuşmaya darbe

Işık hızında bağlantı

Teknoloji devi Siemens son zamanlarda çok ilginç bir araştırma üzerinde çalışıyor. Araştırma sayesinde var olan kablosuz veri iletimi yöntemlerinin eriştiği 200Mbps hızın çok daha ötesine geçildi ve tam 500Mpbs'ye ulaşıldı.

Araştırmacılar Ostar LED ile gerçekleştirdikleri çalışmalarında ışığı, veri taşıyabilecek bir frekansta gönderdiler. Alıcı tarafta bulunan bir foto detektör ise ışığı alıp, ardından elektrik akımına çeviriyor. Siemens'e göre Visible Light Communication (VLC) yani görünebilir ışık iletişimi adını verdiği bu yeni teknolojinin sunacakları çok fazla. Daha hızlı bir veri iletişimi bunlar arasında ilk akla geleni ama var olan Wi-Fi sistemler nedeniyle birbirine karışan sinyallerin VLC sayesinde rahatlayabileceği de düşünülüyor.

VLC'nin diğer ilginç bir yönü ise geleneksel kablosuz iletişimlere göre güvenliğinin çok daha kolay sağlanabilecek olması. Alıcı tarafta bulunan foto detektörün ışığı tam olarak görmesinin gerekmesi, basit bir perde ile bile Güvenlik sağlanabilmesi anlamına geliyor.

Işık hızında bağlantı

Apple ın sürprizi bozuldu mu?

Apple uzun süredir hakkında açıklama yapmadığı meşhur Tablet'ini yarın tanıtacak. Ancak tam tanıtmak üzereyken internete bu yeni ürünün görüntüleri sızdı.

Twitter üzerinden yayınlanan ve olay olan bu görüntü oldukça gerçekçi. Bu kadar gerçekçi olması da acaba sahte mi sorularının ortaya çıkmasına sebep oluyor.

Fotoğrafta görünen ultra ince bir tablet, üstünde durduğu MacBook Pro işe boyutlarını kıyaslayabilirsiniz.

Bu görüntü gerçek mi, değil mi yarın ortaya çıkacak. Ancak ikinci bir olay daha var, Flurry ölçüm firmasından yönetici Peter Farago, Apple'ın Cupertino kampüsleri içerisinde 50 yeni Apple tablet yazılımı imzalı uygulamanın tespit edildiğini birdirdi. Bu yazılımlar Haber, kitap, streaming Video, sosyal ağlar ve özellikle yolculuklarda vakit geçirme üzerineymiş. Pek çok multiplayer Oyun olduğu aktarılıyor.

Apple'ın bu ürünü de iPod ve iPhone popülaritesine ulaşabilecek mi? Tabletlerin vakti geldi mi? Çok yakında öğreneceğiz.


Bilgi için: Bilkom / Apple
Telefon: (216) 554 90 00
Apple'ın sürprizi bozuldu mu?

Hızlı ve ucuz internet için

Yurt dışında rekabet kızışıyor, tüketicilerin daha ucuza, daha hızlı internet almasına imkan tanıyan yeni girişimler yapıldı.

Agresif bir fiyatlandırma stratejisi uygulayan genişbant internet servis sağlayıcısı BT, rakiplerinden 8 pound yani 24 TL daha ucuz bir hizmeti devreye sokuyor. Bunun rekabeti daha da körüklemesi ve rakiplerden bir fiyat indirimiyle karşılık görmesi bekleniyor. Tüketiciler aylık 20 pound yani 60TL ücretle fiber optik kablo üzerinden genişbant internet kullanabilecekler.

Bu hizmetin hızı 40 Megabite kadar ulaşıyor. BT bu altyapıyı kurabilmek için 1.5 milyar pound yani 4.5 milyar TL ek yatırım yapıyor. Üstelik BT İngiltere'nin en büyük servis sağlayıcısı da değil.

İngiltere pek çok ülkeden daha yavaş bir internete sahip olmaktan dolayı şikayetçi ve bu ülke gündeminde önemli bir yer tutuyor. İnternet altyapısının kırsal bölgelerde geliştirilmesi için ek verginin yararlı olup olmayacağı ciddi bir biçimde tartışılıyor.

Hızlı ve ucuz internet için

LG Widebook R590

LG, dört çekirdeğini Turbo Boost il 3,06 GHz'e kadar overclock edebilen Core i7 820QM işlemci kullana Widebook R590'ı tanıtıyor.



HD+- ekranlı (1600 x 900 piksel) 15,6 inçlik notebookun Core i7 720QM (1,6 GHz / 2,8 GHz'e kadar Turbo Boost) kullanan daha ucuz bir sürümü de var. Intel PM55 yonga seti 4 GB DDR3 1033 MHz RAM'i, Geforce GT 230M ve diğer çevresel birimleri birbirine bağlıyor.



LG seçime bağlı olarak bir DVD sürücü veya Blu-Ray Combo sürücü kullanıyor. Bluetooth, Gigabit-LAN, n-WLAN, 1,3 Megapiksel webcam, surround hoparlör, eSATA ve HDMI standart donanımlar arasına yer alıyor.



LG kasa tasarımında kar beyazı ve kristal siyah renklerini ve UV ile özelleştirilmiş parlak bir yüzeyi baz alıyor. Mavi renkle aydınlatılmış fonksiyon tuşları cihazın şıklığını arttırıyor. Windows 7 Home Premium ile beraber gelen notebookun fiyatı 1300 ila 1600 euro arasında değişiyor.



Bilgi için: LG

Telefon: (212) 222 61 44


LG Widebook R590

Siz nereye o da oraya

Canon tarama işlemlerini maksimum hızla buluşturan yepyeni taşınabilir tarayıcısı Canon'un imageFORMULA P–150 ile ev kullanıcılarından saha çalışanlarına kadar herkese maksimum özgürlük sunuyor.

Canon imageFORMULA P–150, çantaya sığan küçük boyutları ile her yere taşınıyor; tarama hızı ile tüm rakiplerine fark atarken, yalnızca USB gücüne ihtiyaç duyuyor.

Dijital görüntüleme teknolojisinde dünya lideri olan Canon, yepyeni tarayıcısı imageFORMULA P–150 ile kişisel kullanımdaki rahatlık ve hız beklentilerinde çıtayı yükseltti.

Piyasadaki en hızlı dubleks A4 tarayıcısı Canon imageFORMULA P–150, kolay taşınabilirlik sağlayan küçük boyut, her türlü bilgisayarla anında uyum sağlayan yerleşik yazılımı, elektrik kaynağına ihtiyaç duymadan kullanılabilen USB elektrik beslemesi ve 20 sayfalık doküman besleyicisi ile kullanıcılara maksimum özgürlük sunuyor. Kendi sınıfının tek örneği olan Canon imageFORMULA P–150, şık tasarımıyla da göz dolduruyor.



Siz nereye o da oraya

Sonunda o da yenileniyor

Birçok firmada Microsoft Office ortamı, standart yazılımlar arasında yer alır. Bununla beraber grup Yazılım çözümü Exchange server da devreye girer.

Buna rağmen birçok kullanıcı Exchange sunucusunun sadece temel özelliklerini kullanır; örneğin randevu sorgularının gönderilmesi gibi. Basit bir grup fonksiyonundan daha fazlası nadiren kullanılır. Fakat yeni sürüm Exchange Server 2010 ile kullanıcılar bir çeşit tam teşekküllü Unified Messaging (birleşik mesajlaşma) çözümü de elde ediyor. Ayrıca Microsoft, e-posta gelen kutusunda daha fazla şeffaflık ve tümleşik tarayıcı üzerinden iyileştirilmiş bir web erişimi vaat ediyor. Bu ekstralar orta ölçekli firmaların da hızlıca yararlanabileceği fırsatlar arasında yer alıyor.
Sonunda o da yenileniyor

Linux gerçeği değişiyor

Linux işletim sistemi açık kaynak kodlu yazılımın simgesi durumunda. Büyük oranda gönüllü yazılımcıların katkılarıyla geliştirilen Linux çekirdeği günümüzde Red Hat, Ubuntu veya Debian gibi sürümlerin geliştirilmesine olanak tanıyor. Fakat geçtiğimiz günlerde ABD'de düzenlenen Linux konferansında; son zamanlarda Linux çekirdeğinin geliştirilmesinde gönüllü yazılımcıların katkısının sanıldığından çok daha düşük olduğunu ve çekirdeğin büyük oranda ücretli yazılımcıların profesyonel çabaları ile geliştirildiğini ortaya çıktı.

Linux geliştiricisi ve LWN.net'in kurucusu Jonathan Corbet konferansta, 24 Aralık 2008 ile 10 Ocak 2010 tarihleri arasında Linux çekirdeğinde yapılan geliştirmelere ait rakamları paylaştı. Corbet'in sunduğu rakamlara göre bu tarih aralığında Linux çekirdeğine tam 2,8 milyon satır kod eklenmiş ve 55 bin önemli değişiklik yapılmış. Linux çekirdeğinin 2.6.28 sürümünden 2.6.32 sürümüne yükseldiği bu süreçte çekirdeğe günde eklenen kod sayısı yaklaşık 7000.
Linux gerçeği değişiyor

Intel den akıllı işlemci

Intel, yeni Intel® Core™ işlemci ailesini tanıttı. Firma, Intel Turbo Boost Technology‘yi de içeren yenilikçi teknolojinin 'akıllı bilgi işlem çağını başlatacağını' açıkladı. Akıllı işlemci serisi, masaüstü ve Mobil bilgisayarlardan, ATM’lere ve tıbbi ekipmanlara kadar çok çeşitli cihazlara akıllı performans özelliği kazandıracak.




Intel’in işlemci teknolojisini geliştirmek için gerçekleştirdiği yenilikçi çalışmalar ve Ar-Ge yatırımları sayesinde mobilite alanında hızlı gelişmeler yaşandığını belirten Intel Türkiye Genel Müdürü Çiğdem Ertem şunları söyledi: “Mobilite ve mobil internet, her geçen gün yaygınlığını daha da artıracak. Bu gelişmelerin yaşanmasında ise Intel’in sunduğu akıllı teknolojilerin rolü çok büyük. Intel sayesinde işlemci performansları giderek artıyor, işlemci güç tüketimi düşüyor, daha az pil ihtiyacı olan teknolojiler hayatımıza giriyor.”




Intel® Core™ işlemci ailesi, grafiğin yaygın kullanılan PC işlemcilerine entegre edilmesinde bir ilki başarıyor. Intel® HD Graphics ile işlemciler, çekici görseller ve akıcı HD Video oynatımı sağlıyor. Bu ayrıca, çok kanallı Dolby* TrueHD ve DTS* Premium Suite ev sineması sesini sağlamak açısından endüstrinin ilk entegre çözümü olma özelliğini taşıyor. Ayrıca Intel® HD Graphics, ek bir video kartına ihtiyaç duymadan yaygın kullanılan günlük 3D oyunları destekliyor ve yeni Microsoft Windows* 7 işletim sistemi için tam destek sağlıyor.

2009 yılında krizden etkilenerek, bir durgunluk yaşayan bilişim sektörünün 2010’un ikinci yarısında toparlanmaya geçmesini beklediklerini belirten Çiğdem Ertem, ekonomik krizden artık daha az bahsetmeye başlayacaklarını ifade etti.




EKONOMİK KRİZDEN DAHA AZ KONUŞACAĞIZ


Ertem, "Henüz yılın çok başında olmamıza rağmen ufukta daha iyi günlerin bizi beklediğini ve artık, ekonomik krizden daha fazla bahsetmeyeceğimizi düşünüyorum. Sektörün 2010 yılının ikinci yarısında toparlanmaya geçmesi, 2011 yılında da tekrar çift haneli büyüme rakamlarına ulaşması bekleniyor.

"Telekom yatırımları, sosyal ağların gelişimi ve 2009’da hayatımıza giren 3G teknolojisi sektörümüz için önemli bir fırsat. Intel de, insanlığı geleceğe taşıma vizyonunun bir parçası olarak, bu gelişim ve girişimlerin her alanında öncü ve lider konumu ile var olacak” dedi.

Intel’in ödüllü “Nehalem” mikromimarisine dayanan 2010 Intel® Core™ işlemci ailesi, ihtiyaca göre performans sağlayan akıllı Turbo Boost Technology’yi de içeriyor. Bu yeni masaüstü, mobil ve gömülü işlemciler, Müzik, Oyunlar, videolar, fotoğraflar, sosyal ağlar ve yaygın olarak kullanılan diğer zorlu uygulamalarda akıllı bir şekilde performans gösteriyor. Kullanıcılara ihtiyaç duyduklarında performans sağlarken, ihtiyaç duymadıklarında işlemci çekirdeklerini kapatarak enerji tasarrufu sağlıyor ve enerji tüketimini azaltıyor.




Ayrıca, tümüyle yeni 2010 Intel® Core™ işlemcilerin kullanıldığı çok ince dizüstüler, bir inçten daha ince sistemler için performans, şıklık ve uzun pil ömrü dengesini sağlıyor. Yeni işlemci ailesi, masaüstü ve mobil bilgisayarların yanı sıra bilet kiosk’leri ve kendi kendini kontrol eden makineler, ATM’ler, Dijital levhalar, tıbbi ekipmanlar, iletişim ekipmanları ve endüstriyel makineleri de içeren, daha akıllı bağlantılı dünyadaki PC gibi çalışan çok çeşitli cihazlarda da kullanılabiliyor.


Intel'den 'akıllı işlemci'

Ucuz bilgisayara hücum

Netbook satışlarının 2009 yılında bir önceki yıla göre yüzde 79 artarak 30,2 milyon adete yükseldiği bildirildi.




Strategy Analytics araştırma şirketinin raporuna göre, klasik dizüstü (notebook) bilgisayarlara benzeyen ancak fiyatı notebook'lara göre yarı yarıya düşük olan netbook satışları, 2009'da, küresel ölçekte 2008'e göre yüzde 79 artarak 30,2 milyon olarak gerçekleşti.

Canalys şirketinin geçtiğimiz yıl yayınlanan aynı içerikli raporunda, sadece 2009 yılının ilk çeyreğinde toplam 13,5 milyon netbook satışının gerçekleştirildiği bildirilmişti.

NPD araştırma şirketinin geçtiğimiz yaz yaptığı başka bir araştırmada, Notebook yerine netbook alanların ancak yüzde 58'inin cihazın performansından memnun olduğu belirlenmişti.

Yeni bir dizüstü Bilgisayar almak isteyen kullanıcılar için ürün çeşitliliği kafa karıştırıcı olsa da söz konusu bilgisayarın hangi amaçla kullanılacağı, amaç dışı makinelerin elenmesini kolaylaştırıyor.

İnternet analistlerine göre, örneğin sadece internete girip, Gazete okumak, sosyal paylaşım sitelerine üye olmak ya da sohbet etmek gibi temel uygulamaları kullanmak isteyen bir kullanıcı için netbook en ideal çözüm olarak görülüyor.




Bilgisayarında hazırladığı sunumları CD ya da DVD'ye yazmak isteyen bir kullanıcı için ise iki seçenek bulunuyor. Bunlardan ilki, Netbook'larda optik sürücü olmaması sebebiyle USB bağlantılı harici sürücü almak ya da optik sürücüleri bulunan notebook edinmek.


Ucuz bilgisayara hücum

Dinozor ne renkti?

Yale Üniversitesi araştırma ekibinin yıllar süren çalışmasında, fosillerde gizli yüzlerce mikroskobik ipucu deşifre edildi ve 150 milyon yıl önce soyu tükenen bir tüylü dinozorun tüylerindeki renkler belirlendi.

Dinozorun temsili resmi National Geographic dergisi Bilim ve Ressam ekibi tarafından, belirlenen gerçek renkleri kullanılarak yapıldı ve bugün dünya basınına dağıtıldı.

Fosilin hemen her yerindeki renk verici melanozomları inceleyen bilim ekibi, bedenin farklı yerlerindeki tüm renkleri ve ton farklarını tespit edebildi. Bunun için daha önce bulunan 29 tüy fosili kullanıldı.

Gerçek renk skalası ilk kez simule edilebilen dinozorun gövdesi ağırlıkla gri renkte tüylerle kaplı, kırmızımsı kahverengi dik bir sorguca sahip, kol ve bacaklarındaysa beyaz tüyler var.

Fosil, dört kanatlı tüylü bir dinozor türü olan Anchiornis huxley’ye ait ve Jurasik dönemde Çin’de yaşamış.

Bugünkü Pullu Hamburg türü tavuğa aşırı derecede benzeyen tüy renk yapısı, büyük ihtimalle dinozorun çevredeki diğer canlılarla iletişimi, kamuflaj ve eş bulma gibi işlere yardımcı oluyordu. Bilimciler, hayvanın tüylerinin o zamanlarda uçmak için kullanılamadığı kanısında.


Dinozor ne renkti?

Dev teleskoplara gerek kalmayabilir

İngiliz Nature dergisinde çıkan makaleye göre, NASA'dan Mark Swain ile Amerikalı, İngiliz ve Alman meslektaşları, 63 ışıkyılı (1 ışıkyılı = 9 bin 500 milyar km) uzaklıktaki gaz devi JD 189733b dışgezegeninin yaydığı zayıf kızılötesi ışımayı Analiz etmek için Hawaii'de kurulu sadece 3 metre uzunluğundaki yer teleskobunu kullandı. Bilim Adamları, uzay teleskoplarının bile erişemediği dalga boylarını inceleyebildi.
Araştırmacılar, dünya atmosferindeki türbülansları aşmaya olanak tanıyan teknikle, ancak yıldızların parlamasına ve teleskoptaki görüntünün yanma riskinin ortaya çıkması olasılığı bulunmasına karşın, bu dışgezegenin atmosferindeki metan gazının varlığını keşfetti.
Dev teleskoplara gerek kalmayabilir

Telefon da internete kayıyor

ANKARA - internet üzerinden ses iletişiminin yaygınlaşacağı belirtilirken, sadece ABD'de, internet üzerinden ses iletişimi doygunluk oranının 2013 yılında yüzde 80'e yaklaşacağı bildirildi.
In-Stat araştırma şirketinin raporuna göre, özellikle geniş bant internet erişimi ile yayılma imkanı bulan VoIP, (Voice over Internet Protokol - Internet Protokolü Üzerinden Ses) teknolojileri, sağladığı maliyet avantajlarıyla da gittikçe daha çok kişi ve kuruluş tarafından kullanılıyor.
Rapora göre, insan seslerini veri paketleri halinde karşıya götüren VoIP teknolojilerine Amerikan iş dünyası büyük ilgi gösteriyor. Geçtiğimiz yıl yüzde 42 olan VoIP doygunluk oranı tahminlere göre 2013 yılında yüzde 80'e yaklaşacak.
Şirketler, internet bağlantısı olan servis ya da büroları ile sabit telekomünikasyon hatları üzerinden VoIP teknolojisi ile görüşmeyi artık daha çok tercih ediyor.
VoIPBir VoIP telefon sistemi kabaca; IP PBX (VoIP destekli telefon santral) sistemi, bir veya daha fazla SIP (Session Initiation Protocol - Oturum Başlatma Protokolü) telefonundan oluşuyor.
IP PBX sunucusu, bir proxy (vekil) sunucusuna benzer şekilde çalışıyor. SIP istemcileri yani Yazılım ya da donanım tabanlı telefonlar, IP PBX sunucusuna kaydolur ve bu telefonlar arama yapmak istediklerinde IP PBX'in bağlantı kurmasını isterler.
Telefon da internete kayıyor

Windows XP kullananlar dikkat

İSTANBUL - Amerikan bilişim devi Microsoft, tarayıcısı Internet Explorer'da (IE) yeni bir Güvenlik açığı tespit edildiğini, bu açığın sadece Windows XP işletim sistemi için risk oluşturduğunu açıkladı.
Microsoft yetkilisi Dave Forstrom, Internet Explorer'daki zaafiyet konusunda araştırma yaptıklarını söylerken, bu sistemi kullananlara karşı saldırı konusunda henüz hiçbir bilginin kendilerine ulaşmadığını belirtti.
Firma yöneticileri, IE'de belirlenen yeni açığın, geçen ay ortasında IE'nin 6. versiyonunda görülen ve Çin'de Bilgisayar korsanlarının Google'a karşı faydalandıkları zafiyetten farklı olduğunu belirterek, bu açığın sadece Windows XP işletim sistemi için risk oluşturduğunu kaydettiler.
Microsoft, bu açık konusunda bir internet güvenlik şirketi tarafından dün Washington'da düzenlenen bir konferansta kanıtlarıyla birlikte uyarıldı.
Windows XP kullananlar dikkat

Suyu tutan yapay örümcek ağı

Çinli araştırmacılar, su damlacıklarını etkili bir biçimde tutan örümcek ağının özelliklerini kopya ederek, atmosferdeki suyu tutmakta kullanılabilecek sentetik bir iplik geliştirdi.

Çinli bilimadamları, Uloborus walckenaerius örümceğinin ağ liflerini mikroskopta incelediler ve lif boyunca hareket eden su zerrelerinin damlacıkları oluşturmak için yoğunlaştığında ağın yapısını değiştirdiğini tespit ettiler.




İncelemede bu örümceğin salgıladığı maddeyle yaptığı ipliğin, su damlacıklarının toplandığı bölgelerde, 4 kat daha kalın düğümler oluşturduğu görüldü.

Pekin'deki nanobilim ve Nanoteknoloji merkezinden Yongmei Zheng ve Hao Bai, örümceğin ağ yapmakta kullandığı ipliğin üstün mekanik özellikleri bulunduğuna dikkati çekerek, "Örümcek ağının daha az incelenen bir başka özelliği, nemli havadan suyu toplama kapasitesi" dediler.

Bu özellikten esinlenerek, örümcek ipeğinin karakteristik yapısını kopya eden yapay lifler geliştirdiklerini söyleyen bilimadamları, bu yapay liflerin verilen yönde suyu toplama özelliğinin bulunduğuna işaret ettiler.


Suyu tutan yapay örümcek ağı

Bitkisel hayatta beyniyle konuştu

Britanyalı ve Belçikalı Bilim adamlarının yaptıkları bir araştırmada, bitkisel hayattaki bir hasta, düşünce gücüyle doktorlarla konuşabildi.

Bilim adamları, fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) adı verilen beyin tarayıcısını kullanarak, 2003'te Trafik kazasında ağır beyin travması geçiren 29 yaşındaki hastanın, beyin faaliyetlerini bilinçli olarak değiştirmek suretiyle, doktorların sorularına karşılık "evet" ve "hayır" cevaplarını "düşünebildiğini" saptadı.




Hastada bilinç işaretleri gözlemleyen doktorlar, bunun gerçek olup olmadığını anlamak için, hastaya "babanızın adı Thomas mı" gibi sorular sorarak "evet" ya da "hayır" cevapları vermesini istedi. Bu sırada doktorlar hastanın beynini fMRI cihazıyla taradı. Doktorlar, hastanın beyin faaliyetlerini değiştirerek sorulara cevap verdiğini gördü.

Araştırmayı kaleme alanlardan, Cambridge Üniversitesi öğretim görevlisi Dr. Adrian Owen, hastanın düşünce yoluyla tüm sorulara doğru cevap verdiğini gösteren sonuçları görünce çok şaşırdıklarını söyledi.




ÖTANAZİ İSTERSE


Sistem geliştirilebilirse hastaların ağrı kesici veya ilaç talep etmek, hatta ötanazi istemek gibi mesajlaır iletebileceğini söyleyen Owen, "kısıtlı bir düzeyde de olsa kendi yaşamlar hakkındaki kararlara katılabilecekler" yorumunu yaptı.

New England Journal of Medicine'de yayımlanan araştırmada, bitkisel hayatta olduğu düşünülen 23 hasta arasında yapıldı. Yapılan bayin taramasında bu hastalardan dördünde bilinçlilik işaretleri görüldü.

fMRI yöntemi, sağlıklı insanlarda beynin sorulara cevabını yüzde 100 kesinlikle saptayabiliyor. Ancak bu cihaz hareket edemeyen veya konuşamayan hastalarda daha önce denenmemişti.


Bitkisel hayatta 'beyniyle' konuştu

Depresyon internet bağımlılığı yaratabilir

İSTANBUL - Leeds Üniversitesinde 1319 kişi üzerinde yapılan ve Psychopathology dergisinde yayımlanan araştırmaya katılanlardan yüzde 1,2'sinin "internet bağımlısı" olduğunu ortaya çıktı. ilginç olan sonuçsa, bunların büyük kısmının önceden Depresyon teşhisi konmuş kişiler olması.
Araştırmayı yapan ekip, neden-sonuç ilişkisinin kesinliği ve yönü konusunda net bir şey söyleyemeyeceklerini ve internet kullanıcılarının çoğunun akıl sağlığı sorunu bulunmadığını belirtti.
Deneklere ne kadar ve hangi amaçla internet kullandıkları sorulan araştırmada ayrıca, depresyon rahatsızlıkları bulunup bulunmadığını anlamak üzere sorular yöneltildi.
Ekip lideri Dr. Catriona Morrison, internetin Modern yaşamda önemli rol oynadığını, ancak yararları kadar zararları da bulunduğunu belirterek, "Birçoğumuz fatura ödemek, Alışveriş yapmak ve e-posta göndermek için interneti kullanırken, online olduklarında ne kadar zaman harcadıklarını ve günlük faaliyetlerine başka unsurların da karıştığı noktayı fark etmekte güçlük çeken küçük bir grup var" diye konuştu.
Depresyon internet bağımlılığı yaratabilir

Tablet şeytanın bacağını kıracak

Bundan beş altı yıl önce ilk örnekleri piyasaya sürülen dokunmatik ekranlı bilgisayarlar çok ilgi görmemişti. Multimedya yazılımları dahil pek çok uygulamanın dokunmatik kullanıma uygun olmaması, öte yanda da ekrana sadece özel kalemlerle dokunulabilmesi yüzünden tüketici bu ürünlerden uzak durdu.

Geçen kısa süre içinde ekran teknolojilerindeki büyük gelişme, öte yandan bilgisayarda kullanılan işletim sistemi dahil hemen tüm uygulamaların dokunmaya uyumlu hale getirilmesi, firmaları da tüketiciyi de yeniden cesaretlendirdi.

Canalys araştırma şirketinin raporuna göre dokunmatik elektronik cihazlara karşı olan ilgi her geçen gün artıyor. Araştırmada Avrupa, Ortadoğu ve Afrika bölgelerinde (EMEA) test grubu olarak belirlenen 4 bin Bilgisayar ve Cep Telefonu kullanıcısının eğilimleri ölçüldü.

Buna göre tüm masaüstü bilgisayar kullanıcılarından yüzde 26'sı, dizüstü bilgisayar kullanıcılarından yüzde 32'si, kendi bilgisayarlarından ziyade, dokunmatik ekranlı bilgisayara sahip olmayı istiyor..

Raporda, dokunmatik ekranlı ''tablet bilgisayarların'' bir kaç yıl önce piyasaya ilk çıktığında, ''pahalı ve ağır'' olmasının yanı sıra dokunmatik arayüzün özel kalem ile çalışması dolayısıyla son kullanıcılardan yeteri kadar ilgi görmediğine, ancak yeni nesil bilgisayarların, eksiklikleri kapatarak ikinci bir yükseliş trendi yakaladığına işaret edildi.

Raporda, dokunmatik ekranlı cep telefonlarına olan ilginin, söz konusu bilgisayarların da ikinci yükseliş trendine girmesinde etkili olduğu vurgulandı.




TABLET PC'LER POPÜLER OLACAK


Aynı araştırmada, dokunmatik ekranlı cep telefonu kullananların yüzde 40'ının, bir sonraki telefonlarının da dokunmatik olacağını söyledikleri belirtildi.

Deloitte TMT (Teknoloji, Medya ve Telekomünikasyon) Grubu'nun hazırladığı ve Teknoloji dünyasındaki eğilimlere yer veren Deloitte 2010 Teknoloji Öngörüleri raporunda da kablosuz bağlantı özelliğine sahip internet tabletlerin, zengin işlev ve tasarımları ile bu yıla damgasını vuracak ürünler arasında yer alacağına işaret edildi.


Tablet şeytanın bacağını kıracak

Pardus 5 yaşında

Açık kaynak kodlu, özgür işletim sistemi Pardus, bugün 5. yaşını kutluyor. Pardus'un ilk ürünü olan 'Çalışan CD' 2005 yılı Şubat ayında Gaziantep Üniversitesi'nde düzenlenen Akademik Bilişim Konferansı’nda kamuya duyurulmuştu.

Pardus, 2003 yılında Tübitak UEKAE (Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Enstitüsü) bünyesinde bir olurluk ve planlama projesi olarak başlatılmış ve hızla çekirdek bir teknik ekip toplanarak Linux temelli, açık kaynak kodlu ve GNU GPL özgür lisanslı bir işletim sistemi dağıtımı geliştirme işine girişilmişti.

Bugün varılan noktada Pardus, geniş kitleler tarafından çok yakından takip edilen ve her geçen gün artan sayıda kurum tarafından tercih edilen bir işletim sistemi haline geldi.




Özgür yazılımların kapalı kaynak kodlu yazılımlara göre çok sayıda üstünlüğü bulunuyor. Bunların başında Güvenlik geliyor. Açık kaynak kodlu yazılımlar, doğası gereği geliştirilme sürecinden kullanılma aşamasına kadar on binlerce göz tarafından denetleniyor. Kötü niyetli bir programcı ya da kuruluş tarafından yerleştirilebilecek bir kod parçasının böyle bir ortamda gizlenmesi mümkün değil. Ayrıca, kaynağın açık olması nedeniyle olası güvenlik açıkları hızla yamanabiliyor.

Linux platformunun bir diğer üstünlüğü ise, bu ortamda virüs, truva ATI, solucan, casus Yazılım gibi tehlikelerin “yok denecek kadar” az olması.

ESNEKLİK, TASARRUF GETİRİYOR


Kaynak kodunun isteğe ve gereksinime göre özgürce değiştirilip yeni amaçlara hizmet edecek şekilde uyarlanması da yazılıma benzersiz bir esneklik kazandırıyor. Küresel Linux camiasıyla birlikte üretilen işletim sistemi, gerek lisanslama yöntemi ve gerekse bakım ve yönetim kolaylığı ile toplam sahip olma maliyetinde önemli tasarruf sağlıyor.

Pardus, en son geçtiğimiz ay yayımlanan Pardus 2009.1 Anthropoides virgo'nun dahil olduğu bireysel masaüstü ürünlerine önümüzdeki aylarda kurumsal masaüstü ve sunucular için geliştirmekte olduğu Pardus Kurumsal 2'yi katacak.

Üstün güvenilirlik ve kararlılığı ile iş kritik uygulamaları ve kurumsal yazılım dizilerini hedefleyecek olan Kurumsal 2 aynı zamanda Pardus 2000 serisinin kolay kullanım ve yönetim özelliklerini de devralacak. Bu sayede birkaç PC sahibi Kobi'lerden binlerce istemci barındıran büyük kurumlara uzanan geniş bir kitlenin gereksinimleri karşılanmış olacak.

TÜBİTAK UEKAE, Pardus projesinin özellikle katma değerli hizmetlerini iş ve çözüm ortakları eliyle sağlamayı ve Pardus etrafında bir özgür yazılım ekosistemi yaratmayı planlıyor. Bu kapsamda 10'dan fazla firmayla Pardus Göç Ortağı anlaşması yapan enstitü, 2010 yılı sonunda bu sayıyı 100'e çıkarmayı hedefliyor. Bu sayede Türkiye'nin her yanında çok sayıda Pardus'a göç projesi eş zamanlı olarak yürütülebilecek.




HEDEF 50 MİLYON TL'LİK 'PARDUS EKONOMİSİ


'Eğitim, yazılım ve donanım alanlarında da iş ortaklığı görüşmeleri yürüten UEKAE, 2010'u tanıtım ve iş bağlantılarına ayırdı. UEKAE'nin hedefi 2012 yılı sonunda Pardus ekonomisinin büyüklüğünü 50 milyon TL üzerine çıkarmak.

Pardus'a kurumsal ilginin tarihçesi de Proje kadar eski. Manisa İl Sağlık Müdürlüğü 2005 yılından bu yana tümüyle Pardus ürünleri kullanıyor. Şimdilik en büyük kurumsal kullanıcı ise 2007 yılında Pardus'a göç eden Milli Savunma Bakanlığı. MSB, Türkiye'ye yayılmış 600 noktasında 7.500 istemcisinde Pardus çalıştırıyor ve tüm yönetim işlerini Pardus teknolojileri ile yürütüyor.

Pardus kullanıcıları arasında RTÜK, İTKİB OSAP ve son olarak sistemlerini Pardus'a taşımaya karar veren EPDK da var. Pardus'un bireysel kullanıcı sayısının ise 200 binin üzerinde olduğu düşünülüyor.

Pardus projesinin temel hedefleri arasında yer alan yerel bilgi birikimi oluşturulması konusunda da dev adımlar atıldı. Geçen 5 yıl içerisinde Pardus projesinde görev alan yazılımcılar sonrasında kariyerlerine yazılım devi Google'dan yeni şirketlere (start-up) son derece iddialı pozisyonlarda sürdürüyorlar.

Son üç yıl içerisinde 100'e yakın üniversite öğrencisine gerçek ürün geliştirme konumunda staj olanağı sağlayan Pardus projesi iki yıldır da Google'ın yaz kampı Google Summer of Code programında yer alıyor.

Son olarak 64-bit sürümünün geliştirilmesinde Çanakkale 18 Mart Üniversitesi ile işbirliği yapan Pardus üniversitelerle daha sıkı ilişkiler kurmak için çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca Pardus, UEKAE'de görevli ekibe ek olarak son derece yetkin ve dinamik bir geliştirici ekibi katkısı ile geliştiriliyor.

Pardus kullanıcıları 2007 yılı başlarından bu yana Özgürlük İçin sloganı ile ozgurlukicin.com portalında bir araya geliyorlar. Türkiye'nin en büyük özgür yazılım Haber, bilgi ve tartışma sitesi olan ozgurlukicin.com yüzbini aşan okuyucuya ulaşan aylık e-dergisi, 15 bin üyeli forumu ve internet ansiklopedisi (wiki) ile Pardus kullanıcılarının birincil destek noktası.


Pardus 5 yaşında

Umut vaat eden 15 internet girişimi

etohum, 2010’da yatırım yapılacak yeni internet girişimcilerini duyurdu. 1500 başvuru arasından seçilen girişimciler şubat ayında Antalya Rixos Premium Belek’te düzenlenecek 4 günlük etohum Girişimcilik Kampı’na katılacak.

30 Ocak tarihinde Bahçeşehir Üniversitesi’nde gerçekleştirilen ve Airties Kurucu Ortağı Ziya Boyacıgiller, Sobe Kurucusu Mevlüt Dinç ve Biletix kurucuları Ali Abhary ve Dave Dorner’ın konuşmacı olarak katıldığı bir toplantıda açıklanan 15 girişimci şubat ayında Antalya Rixos Premium Belek’te düzenlenecek 4 günlük etohum Girişimcilik Kampı’na katılmaya hak kazandı.

2010 yılında yatırım yapılacak 15 internet girişimcisi şöyle:




• Roodbox.com: Bilgi Üniversitesi Reklâmcılık Bölümü’nde okuyan Ulaş Akpınar ve Osman Özmen’in geliştirdiği bu Proje, reklâm gelirinin belli bir yüzdesini izleyenlerle paylaşan eşsiz saniye oyunu.




• Anneysen.com: Boğaziçi Üniversitesi işletme Bölümü mezunu Pınar Şimşek ve Aylin Çakır tarafından kurulan Anneysen.com, annelere ve anne adaylarına yönelik bir sosyal ağ sitesi.




• Tvdegordum.com: Erkin Günay ve Canan Özkal tarafından kurulan Tvdegordum.com, izleyicilerin Televizyon programlarında veya dizilerde gördükleri ürünlere ait marka, model ve satış noktası gibi bilgilere ulaşmalarını ve istedikleri ürünü satın almalarını sağlayan platform.




• Karniyarik.com: Siyamed Sınır, Kaan Meralan ve Doğuş Ertemur tarafından kurulan Karniyarik.com, kullanıcılarına internette aradıkları, fiyatı olan her şeyi bulma imkânı sağlayan bir dikey arama motoru.




• Balerin.com: Lütfi Gündüz tarafından kurulan Balerin.com, Kozmetik sektörüne yönelik Türkiye’nin en büyük internet platformu olma hedefiyle kurulan özgün bir E-ticaret sitesi. Balerin.com’da sadece kozmetik ürünlerin satışı yapılmakta ve ağırlıklı olarak internetteki en uygun fiyatlar sunulmaktadır.




• YollaYolla.com: Göktuğ Okan Oğuz ve Haldun Uraz Boralılar’ın geliştirdiği bu proje, üyelik sistemi ile bireylerin arzu ettikleri ve kullanmak istedikleri ürünleri deneme ve kullanma şansı buldukları bir ortam.




• DersVerilir.net: Burak Tuyan tarafından kurulan DersVerilir.net, özel ders veren bireyler ile özel öğretmen arayışında olan öğrenci ve velileri buluşturmaktadır.




• Filoline.net: İki tecrübeli ortak olan Bertan Özdemir ve Burçak Sayınsoy tarafından geliştirilen bu proje, araç sahipleri ile hizmet ve ürün sağlayıcı firmalar arasındaki iletişimi, bilgi akışını ve ticareti düzenleyen bir platform.




• Grupanya.com: Can Mustafa Köne, Baran Dilber ve Onur Yıldırım tarafından kurulan Grupanya.com, insanların yapmak isteyip fakat pahalı buldukları etkinlikleri belli bir katılımcı sayısına ulaştıktan sonra, başka bir yerde bulamayacakları fiyatlarla satın alma fikrinden doğdu.




• Ofansif.com: Çağatay Kıyıcı, Ogan Güner ve Reha Erbatur tarafından geliştirilen bu proje, Futbol taraftarlarının bir araya geldikleri ve futbola dair tüm bilgi ve paylaşım ihtiyaçlarını tek bir platform üzerinde karşılayabildikleri bir “sosyal ağ” ve “sosyal medya” sitesi.




• Bogazharbi.com: Ali Murat Sürmen, Berkan Uslu, Burak Çavundurluoğlu, Hasan Alpay Yasin, İlhan Yılmaz ve Ömer Emre Özen tarafından geliştirilen "Boğaz Harbi", Çanakkale Savaşı Destanı’nı konu alan, 3 boyutlu bir Bilgisayar oyunu projesi. Birinci Şahıs Nişancı (FPS) kategorisinde hazırlanan oyunda, savaşın geçtiği ortamlar gerçeğe en yakın Sahne tasarımları, modeller ve animasyonlarla oyunseverlere sunulmaktadır.




• Dressar.com: Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü son sınıf öğrencileri Halil Akın ve Mehmet Arıkan tarafından sürdürülen bu proje, müşterilerin, bilgisayar başında ve Video kamera yardımıyla istedikleri giysileri (Augmented Reality) sanal gerçeklikten faydalanarak kolaylıkla denemelerini sağlar. Bu girişim sayesinde müşteriler evden çıkmalarına gerek kalmadan onlarca mağazanın ürünlerini üzerilerinde deneme imkânı bularak satın almak istedikleri ürünleri internetten sipariş edebilirler.




• Sopido.com: Sosyal medyanın kişileri değil, aksine ürünleri profil haline getiren ve bunun üzerinden Marka ve ürünleri, kullanıcıların istediği her yerden erişebileceği bir ortama toplayan sosyal Alışveriş sitesi olan Sopido.com, Murat Kaya ve Onur Yüksel tarafından kuruldu.




• Nefius.com: Fatih Bugan tarafından kurulan Nefius.com, bir “Kavram Merkezli Veri Düzenleme” sistemidir. Bilginin işlendiği birçok alanda kullanılabilen, yenilikçi bir altyapıya sahip olan Nefius.com, internet içeriğini konulara ve kullanıcıların beklentilerine göre çeşitli biçimlerde yeniden düzenler, bilgiye ulaşma süresini kısaltır ve bilginin içeriğini yeni bilgilerle güçlendirir.




• Lorientalis.org: Deniz Şen, Ersin Ateş ve Yusuf Avcı tarafından yürütülen bu proje, bireyleri çevre problemlerinin birer parçası olmaları için cesaretlendirip sosyal bilinci ve sorumluluğu yüksek, çevreye duyarlı komüniteler yaratmayı amaçlayan bir internet platformu.

Türkiye’deki internet şirketlerinin sayısını artırmak, girişimcileri desteklemek, internet ekosisteminin oluşması ve gelişmesi için girişimcilerle yatırımcılar için ticari bir pazaryeri oluşturmak amacıyla kurulan etohum, yatırım yapılacak 15 internet girişimcisini belirlemek için titiz bir süreç izledi. 2009 yılında 1500 internet girişimcisinin başvurduğu etohum, ilk aşamada belirlenen 200 adayla yüz yüze görüşmeler yaparak 40 kişilik bir ön liste oluşturdu.




etohum’un destekleyeceği 15 girişimci ise Yemeksepeti.com kurucuları Nevzat Aydın ve Melih Ödemiş, GittiGidiyor.com ortakları Burak Divanlıoğlu ve Serkan Borançılı, Cimri.com Kurucusu Aydonat Atasever, Nokta A.Ş. İcra Kurulu Başkanı ve Ortağı Tümay Asena, Mynet Kurucusu Emre Kurttepeli, Pilli.com Kurucusu Hasan Yalçınkaya, Esas Holding’den Cumhur Kuşçuoğlu ve Mackolik.com Kurucu Ortağı Erdem Yurdanur’un da aralarında bulunduğu toplam 16 kişilik bir danışma kuruluna yapılan sunumlar sonucunda belli oldu.

etohum Kurucusu Burak Büyükdemir, konu hakkında şunları söyledi: “İnternet girişimcileriyle yatırımcıları bir araya getirmek üzere kurulan ve GittiGidiyor.com, Yemeksepeti.com, Nokta.com, Mynet, Reklamz ve Mackolik.com gibi sektörün öncü oyuncuları tarafından desteklenen etohum, 2009 yılı içinde 100’ün üzerinde toplantı düzenleyerek yaklaşık 10.000 kişinin buluşmasına aracılık etti. Televidyon da, etohum.tv kanalıyla tüm etkinliklerini internet üzerinde 24 saat internet girişimcilerine sunarak 50.000’in üzerinde kişiye ulaşılmasını sağladı. Bunun yanı sıra etohum, kamplarıyla, girişimciliğe yeni başlayacak olanlara yol gösterdi. Geçen sene etohum sürecinden geçen 2 şirket melek yatırımcılarını buldu. Pabbuc.com ve Ortakantin.com siteleri, yeni yatırımcılarıyla beraber şirketleşti ve geleceğe daha ümitle bakmaya başladı.”


Umut vaat eden 15 internet girişimi

Nobel Barış Ödülü adayı: İnternet

Geçen yüzyılın en önemli buluşlarından olan, sosyal yaşamı ve ekonomiyi kökten değiştiren internet, bu yılın sonuna doğru açıklanacak 2010 Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterildi. Basına yansıyan adaylar arasında Çinli ve Rus insan hakları savunucuları da bulunuyor.




Ödül komitesi 50 yıldır aday listelerini çok gizli tutuyor, ancak bu yıl bazı adaylar onları aday gösterenlerce basına yansıtıldı. Princeton Üniversitesi’nden felsefe profesörü Kwame Anthony Appiah, Aralık 2009’da cezaevine gönderilen Çinli muhalif Liu Ziaobo’yu aday gösterdiğini söyledi.

Norveçli siyasetçi Erna Solberg de Rus insan hakları aktivisti Svetlana Ganuşkina ile onun kurduğu sivil toplum örgütünü aday olarak önerdi.




İnternet kültürü ve Teknoloji konusunda otorite sayılan Wired dergisinin İtalya edisyonu ise Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterdiğini açıkladı. Derginin duyurusunda, toplumlar arasında diyaloğu ve demokrasiyi teşvik ettiği gerekçesiyle interneti aday göstermeye karar verdikleri belirtildi.


Nobel Barış Ödülü adayı: İnternet

Aldatma Oyunu

Global Game Jam 2010'da (Yenilikçi Oyun geliştirme Dünya Maratonu), Oyun Geliştirme Türk Milli Takımı uykusuz geçen 48 saatin sonunda ''Aldatma'' temalı 19 oyun geliştirerek dünyadaki 138 merkez arasında dördüncü oldu.




ODTÜ Teknokent Animasyon Teknolojileri ve Oyun Geliştirme Merkezi (METUTECH-ATOM) ile ODTÜ Enformatik Enstitüsü, 29-31 Ocak tarihlerinde Turkcell'in desteğiyle ''Yenilikçi Oyun Geliştirme Dünya Maratonu'' etkinliğine ev sahipliği yaptı.

Etkinlikte, 48 saat gibi kısa bir zaman dilimi içinde dünya genelindeki 4 binden fazla katılımcı 900'ün üzerinde oyun geliştirdi.




Maratona geçtiğimiz yıl ilk kez katılmasına rağmen 53 merkez arasında üçüncü olan METUTECH-ATOM, bu yıl 62 katılımcıyla 19 oyun geliştirerek dünya genelinde 48 saatte en fazla oyun geliştiren dördüncü merkez oldu.




TEMA ''ALDATMA''Yenilikçi Oyun Geliştirme Dünya Maratonu'nun bu yılki teması ''Aldatma'' olarak belirlendi. Temanın açıklanmasında sonra 48 saatlik etkinlik diğer merkezler gibi Türkiye için de başlamış oldu.




Dünyada ikinci kez global olarak düzenlenen etkinlikte 48 saat sonunda ortaya çıkan 19 oyunu oynayıp sunumları izleyen jüri, genel ve Mobil kategoride Türkiye finalisti olan oyunları belirledi.

Mobil Kategoride ''Xanka'' grubu ''Abidino'' adli oyunla genel kategoride ise 'Tirt'' grubu ''Swaps N'Traps'' adlı oyunla birincilik kazandı. Ekipler, Intel ''New Core i5'' işlemcileri ile ödüllendirildi. Genel kategoride, ikinciliği ''Wireland'' üçüncülüğü de yine ''Abidino'' oyunları kazandı.

138 merkez arasında ilk beşe giren ülkeler, sırasıyla Danimarka, Hollanda, İsrail, Türkiye ve Norveç oldu.




GLOBAL GAME JAM


Pek çok ülkede yerel oyun geliştirme etkinlikleri yıllardır yapılıyor. Bu etkinliklerde birbirini tanıyan ya da tanımayan oyun geliştiricileri, bir araya gelerek belirlenen süreler içinde oyun geliştirmeye çalışıyor.

Bu tür ''Game Jam'', yani toplu oyun geliştirme etkinlikleri, hem kişisel olarak oyun geliştiricilerin bilgi ve deneyimlerini farklı boyutlara taşıyor hem de yerel oyun sektörlerinin yenilikçi fikirlerle zenginleşmesini sağlıyor.


Aldatma Oyunu

IE6 üzerindeki baskı büyüyor

Microsoft’a ait Internet Explorer 6’nın Güvenlik açıkları nedeniyle kullanım dışı bırakılmasına yönelik baskılar artıyor.

Google’ın aşamalı olarak IE6 desteğini çekeceğini açıklamasından sadece iki gün sonra İngiltere Sağlık Bakanlığı da kendisine bağlı birimleri “IE6’dan daha yeni ve Modern bir tarayıcı kullanmaları” yönünde uyardı.

Google’ın geçen ay Çin’deki yönetimle başlattığı sansür ve siber-saldırı tartışmasında IE6 kritik rol oynuyordu. Çinli korsanların bu tarayıcıdaki güvenlik açıklarını kullanarak ülkedeki muhalif isimlerin Gmail hesaplarını ‘hack’lediği belirtilmişti.

İngiltere’den önce Almanya ve Fransa içişleri bakanlıkları da benzeri tehlikeye dikkat çekerek ülke vatandaşlarını “Explorer’dan daha yeni ve güvenilir tarayıcılar kullanmaya” davet etmişti.

Internet Explorer 6 sürümü, yaklaşık 9 yaşında ve ondan sonra Microsoft tarafından 7 ve 8 sürümleri yayınlandı. Ancak sürüm yükseltmeyen milyonlarca insan hala IE6 kullanıyor.

ABD’de de ie6nomore adıyla başlatılan kampanya 70 web firması tarafından destekleniyor ve eski tarayıcının “interneti geriye götürdüğü” savunularak derhal Microsoft tarafından terkedilmesi isteniyor.


IE6 üzerindeki baskı büyüyor

E-çöp ekonomisi tam gaz

Küresel ölçekte elektronik çöplerin 2009 yılı itibarıyla 5,7 milyar dolarlık ciro yarattığı, bu rakamın 2014 yılında 14 milyar dolara yükseleceği tahmin ediliyor.

ABI araştırma şirketinin, ''Elektronik Çöplerin Geri Kazanımı ve Yeniden İşlenmesi'' başlıklı raporuna göre, kullanım dışı kalmış elektronik cihazların, değişik yöntemlerle geri kazanımı önemli bir ekonomik kazanç sağlarken, yeniden kullanım hava, toprak ve su kirliliğinin önüne geçilmesinde önemli bir yer tutuyor.




Rapora göre, Dünyanın en önemli ''yasal ya da yasa dışı'' e-çöplük tesisleri, yine en çok elektronik ürün üretilen Asya-Pasifik bölgesinde bulunuyor.

Elektronik çöplere yönelik yasal düzenlemelerin en yoğun olduğu yer ise ''Waste Electrical and Electronic Equipment (WEEE)-Atık Elektrik ve Elektronik Parçalar Projesi''nin uygulandığı Avrupa olarak gösteriliyor. Projede elektronik cihazlarda zehirli kimyasalların kullanımından, yeniden kazanıma kadar bir çok amaç bulunuyor. Bunun dışında Basel Action Network (BAN) ve e-Stewards Girişimi sivil toplum kuruluşları da e-çöpler konusunda çalışmalar sürdürüyor.

ABI şirketinin raporunda, 2009 sonu itibarıyla 5,7 milyar dolar cirosu olan e-çöp kazanım/işleme sektörünün 2014 yılında 14 milyar dolarlık ciroya ulaşacağı öngörülüryor.


E-çöp ekonomisi tam gaz

Facebook ta ‘kanser dolandırıcılığı

İSTANBUL - Baltimore'lu iki çocuk annesi Dina Leone (37) Facebook üzerinden eski Okul arkadaşlarını duygu sömürüsüyle dolandırdı. Dördüncü aşamada mide kanseri olduğu yalanını uyduran genç kadın, bununla da yetinmedi ve arkadaşlarına 6 aylık ömrü kaldığını söyledi.
Facebook sayfasını, ameliyat ve tedavi sürecinin zorluğunu anlatan yazılarla dolduran Leone, amacına da kısa sürede ulaştı ve 20 bin dolar topladı.
Facebook’ta ‘kanser’ dolandırıcılığı

17 Şubat 2010 Çarşamba

Android i tutabilene aşkolsun

Cep Telefonu işletim sistemleri (OS) arasındaki rekabet olanca hızıyla sürerken, yapılan bir araştırmaya göre Google'ın kullandığı Android, 2013 yılında en çok kullanılan ikinci işletim sistemi olacak.

IDC araştırma şirketinin raporuna göre, 2009-2013 yılları arasında tüm dünyada 400 milyon civarında akıllı cep telefonu (smartphone) satılacak.

Bu cihazlarda kullanılan Symbian, BlackBerry, Windows Mobile, iPhoneOS ve Android gibi başlıca işletim sistemleri arasında geçen savaşta, rapora göre 2013 yılında Symbian liderliğini korurken Android ikinci sıraya yükselecek.

Android yüklü akıllı cep telefonlarından, 2008 yılında tüm dünyada 690 bin adet satılırken rapora göre 2013 yılında bu rakam 68 milyona yükselecek.

Android, aralarında Intel, Vodafone, Toshiba, Sony Ericsson, LG, Alcatel ve Acer gibi 47 Teknoloji devinin bulunduğu Open Handset Alliance konsorsiyumu tarafından destekleniyor.

Google tarafından hazırlanan Android, başta firmanın web uygulamaları olmak üzere pek çok uygulamayı barındırabilecek bir 'açık sistem' olarak tasarlandı. Symbian ve Windows da kullanıcı ve üçüncü firmaların modifikasyonuna izin veren açık sisteme doğru hızla ilerliyor.


Android'i tutabilene aşkolsun

Akupunktura dev bütçe

Çinli bilimadamları, akupunktur noktalarının gizemini çözmek için ülkenin en pahalı Bilim projesi sinkrotron (parçacık hızlandırıcı) ışınımı yolunu kullanmaya başladılar.

Çin Uluslararası Radyosunun haberine göre, Şanghay'da bulunan sinkrotron laboratuvarında yapılan çalışmalarda, bilimadamları süper güçlü röntgen ışınlarıyla maddenin atom düzeyinde yapısını inceledi.




Fudan Üniversitesi Sinkrotron Radyasyon araştırma Merkezi Başkan Yardımcısı Cang Şinyi, birçok insanın "aku-terapinin" etkili olduğunu kabul ettiğini, ancak halen akupunktur noktalarının varlığından şüphe duyulduğunu belirterek, akupunktur noktalarının üç boyutlu yapısını çözmek için ışık kaynaklarını kullandıklarını söyledi.




Tavşan dokuları üzerinde yapılan deneylerde, akupunktur noktalarının bulunduğu bölgelerde kılcal damar yoğunluğu tespit ettiklerini belirten Cang, akupunktur noktalarının dışındaki diğer bölgelerde buna benzer bir yapıya rastlanmadığını kaydetti.




Cang'ın ekibi, yapılan çalışmalarda insanda inceledikleri dört akupunktur noktasından üçünde yoğun miktarda kalsiyum, çinko, demir ve bakır tespit edildiğini kaydetti.

Araştırmacılar tespit edilen unsurların akupunktur noktalarıyla doğrudan alakasının olduğunu ve tedavide büyük rol oynadığını savunuyor.




ÇİN'İN EN PAHALI BİLİM PROJESİ


Şanghay Sinkrotron Işınım Tesisi (SSRF) hakkında bilgi veren Şiao Tiçiao, tesislerinde röntgen cihazlarının yaydığı ışınlardan 100 milyon kez parlak ve 10 bin kez yoğun ışın yaydıklarını aktardı.

Kurulan ışın hatlarını dev mikroskoplara benzeten yetkililer, gözden kaçan ve tespit edilemeyen tümörlerin tespitinde ve erken tanısında büyük rol oynayacağını söyledi.

Sinkrotron ışınımı sayesinde virüslerin üç boyutlu görüntülerinin alınabildiğini kaydeden yetkililer, Çin'in en pahalı bilim projesi olarak nitelendirilen SSRF'in, 1 milyar 430 milyon yüen'e (yaklaşık 312 milyon 579 bin TL) mal olduğunu açıkladı.


Sinkrotron olarak bilinen "parçacık hızlandırıcısı", yüksek elektrik alan etkisi ile hızlandırılmış parçacıkların, manyetik alan etkisi ile odaklanarak çarpıştırılması ile ortaya çıkan farklı parçacıkları incelenebilir hale getiriyor. Akupunktur tedavisi


Akupunktura dev bütçe

HIV in sırları bir bir aydınlanıyor

Bilim adamları, AIDS hastalığına neden olan HIV virüsü gibi retrovirüslerde mevcut olan "integrase" enziminin yapısını görmelerine izin veren bir kristal üretti.




İngiltere'deki Imperial Koleji ile ABD'deki Harvard Üniversitesinde görev yapan Bilim adamlarının ortaklaşa yürüttüğü araştırmanın sonuçlarının, HIV virüsü hakkındaki sır perdesini araladığı ve daha etkili tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine öncülük edebileceği bildirildi.

Bilim adamları, enzimin 3 boyutlu yapısını gösteren ve 40 bin denemenin ardından elde edilen kristalin, HIV'e çok benzeyen başka bir retrovirüsten alınan bir integrase enziminden üretildiğini belirtti.

Uzmanlar, bu enzimin yapısının çözümlenmiş olmasının, araştırmacılara, enzimi engellemeye yönelik ilaçların nasıl çalıştığını, nasıl geliştirilebileceğini ve HIV virüsünün bu ilaçlara direnç geliştirmesinin nasıl engellenebileceğini anlama imkanı sağladığını vurguladı.

Nature gazetesinde yayımlanan araştırmanın ekibinde yer alan Peter Cherepanov, yaptıkları denemelerde aldıkları kötü sonuçlara rağmen pes etmediklerini ve sonunda emeklerinin karşılığını aldıklarını belirtti.




HIV virüsüne karşı geliştirilen bazı ilaçların bu enzimi bloke etmeye yönelik olduğunu belirten Cherepanov, ancak bilim adamlarının şu ana bu ilaçların nasıl çalıştığını ve nasıl geliştirilebileceğini bilmediklerini söyledi.

Son zamanlarda bu enzimi bloke etmeye yönelik olarak geliştirilen bazı ilaçları kristalin üzerinde denediklerini de belirten Bilim Adamları, bu sayede ilaçların enzimi nasıl bloke ettiğini gözlemleme imkanı buldu.


HIV'in sırları bir bir aydınlanıyor

İlk 3D maç yayını göz doldurdu

Dün oynanan Arsenal-Manchester United maçı, Avrupa’da üç boyutlu yayınlanan ilk Futbol maçı oldu. Barları dolduran İngilizler, özel gözlükleri ile 3D maç izleme keyfini yaşadı.




Sky Sports tarafından yayınlanan maç, ülkenin farklı yerlerindeki dokuz barda özel polarize gözlüklerle izlendi. Maçı izlemeye gelenler deneyimden oldukça memnun kalırken kimisi 3D yayının sahada izlemekten daha eğlenceli olduğu yorumu yaptı.




Londra’daki Railway Tavern Pub’da maçı izleyen 71 yaşındaki David Wubelski, özellikle yakın çekimlerin 3D ekranda muhteşem göründüğünü, geniş açılarda ise sorun olduğunu söyledi.

Maç izlemek için daha önce hiç puba gitmemiş olan 25 yaşındaki Laura Pryllis ise bundan böyle maçları 3D izleyeceğini belirterek “gelecek bu” yorumunda bulundu.




Londra’nın kuzeyindeki Emirates stadyumunda oynanan Arsenal-Manchester United maçı, Nisan’da İngiltere’de düzenli yayına başlayacak Sky 3D kanalının test olarak yayınladığı ilk Spor etkinliğiydi.

Kanal, ülkedeki 3D Televizyon seti sayısı arttıkça maçı 3D yayınlayan mekan sayısını da artıracağını açıkladı. Şifreli Dijital yayın kuruluşu Sky, yaklaşık 1.6 milyon abonesine de 3D yayınları ek ücret almadan izlettirecek.

Gelecek sezonda Pazar günleri oynanacak Premier League maçları da tümüyle 3D yayınlanacak.


İlk 3D maç yayını göz doldurdu

iPad büyük bir hayal kırıklığı mı?

Apple'ın büyük merak uyandıran yeni ürünü iPad, kamera ve USB girişi olmaması ve "flash player"ı desteklememesi gibi nedenlerden dolayı eleştiriliyor.

Ürünün kadın hijyenik ürünlerine benzetilen adı için de "iPeriod", "iMaxiped", "iTampon" ve "kanatlı iPad" gibi yakıştırmalar yapılıyor.




aylardır beklenen, taşınabilir Bilgisayar ve akıllı telefon arası çok fonksiyonlu tablet bilgisayarı "iPad", bazı hayal kırıklıklarını beraberinde getirdi. Apple'ın patronu Steve Jobs tarafından "gerçekten büyüleyici ve Devrim gibi" ifadelerle tanıtılsa da ürüne yönelik "en büyük eksiklikler" 8 başlık altında sıralanıyor.

Buna göre, cihazın en büyük hatası, "çok fonksiyonlu" olmaması, yani aynı anda farklı işlevlerin yerine getirilememesi. Örneğin, iPad kullanıcılarının tıpkı iPhone'daki gibi, bir yandan Radyo dinlerken diğer yandan fotoğraflarını düzenlemeyeceği belirtiliyor.




Artık cep telefonlarının bile vazgeçilmezi olan kameranın iPad'de olmaması da büyük eksiklik olarak görülüyor. Bunun yanında, cihazda USB girişi bulunmamasının kullanıcıları en zorlayacak konulardan biri olduğu ifade ediliyor. Kullanıcıların, iPad'ler arası veya diğer cihazlardan dosya aktarımı için ayrı olarak bir USB adaptörü de alması gerekiyor.




Ürün satılmaya başlanınca iPad kullanıcılarının bir diğer şikayeti de Disney ve Farmwille gibi çevrimiçi oyunlara bağlanamamaları olacak. Çünkü, iPad, "flash player"ı desteklemiyor.




MİGRENLİLER E-KİTAPTAN UZAK DURSUN


iPad'ın ekranı da güç verimliliği yönünden eksik bulunuyor. e-kitap uygulamalarında 'ortalığı karıştıracağı' söylense de arka aydınlatmalı ekranı yüzünden hem uzun süre odaklanamaya izin vermiyor hem de pil ömrü rakiplerin bi4r hayli gerisinde kalıyor.

Jobs'ın açıklamasında 10 saat kullanım ömrü olduğu belirtiliyor, ama örneğin e-kitap için özel görüntüleme teknolojisiyle donatılmış bulunan Amazon Kindle'la en az 1 hafta kitap okunabiliyor. Bunun yanında ekranının özellikle Migren gibi hastalıkları olan okuyucuları rahatsız edeceği ifade ediliyor.

Apple'ın patronu Steve Jobs'un "birçok insanın elinde bu cihazı görmek istediğini" belirtmesine rağmen cihazın fiyatı yüksek bulunuyor. Ayrıca, cihazı alacakların hala buna niçin ihtiyaç duyacağını ve nasıl kullanacağını tam olarak bilemediği kaydediliyor.




iPad'de daha çok "uygulama" indirilebileceği, ancak Apple'ın uygulamalara yönelik kısıtlamaları nedeniyle bunun ürünü "özgürlükler için iKötü" haline dönüştürdüğü eleştirileri yapılıyor.

Ürünün adı da eleştiriler altında. "Tablet" adının kadınların hijyenik ürünlerine benzetilmesi nedeniyle cihaz için "iPeriod", "iMaxiped", "iTampon" ve "kanatlı iPad" gibi yakıştırmalar yapılıyor.




iPAD'İN ÖZELLİKLERİ


Birkaç gün önce tanıtılan, büyük boy bir bloknot ölçülerindeki iPad, wi-fi veya 3G Mobil telefon ağı aracılığıyla internet erişimi sağlayabiliyor, elektronik postaları gönderme ve okuma, fotoğraf ve Video izleyebilme, ayrıca video Oyun oynayabilme imkanı tanıyor.

ABD'deki satış fiyatı tipine göre, Apple'ın MP3 ve MP4 çalarlar ve bilgisayarları arasında yer alan 499 ila 829 dolar olacağı belirtilen bu yeni cihazın Mart ayı sonundan itibaren satışa sunulacağı belirtiliyor.

Gazete sayfasını, reklamsız şekilde gerçeği gibi gösterebilen iPad'ın bilgisayar pazarını "epey karıştıracağı" ifade ediliyor.




Dergi büyüklüğündeki bir iPhone'a benzer bu cihaz, bir santimetreden biraz daha fazla kalınlığa ve 700 gramdan az ağırlığa sahip. Tek bir düğmesi bulunan iPad'in dokunmatik ekranının boyutu köşeden köşeye 24,6 santim olarak ölçülüyor.


iPad büyük bir hayal kırıklığı mı?

İnternetin 12 fırlama çocuğu

 Dünya üzerinde başarılı internet girişimcileri olduğu sürece, onların zirveye çıkma hikayeleri her zaman merak konusu olacak. Aklında birçok fikri olanlar, hatta sadece öğrenmeye meraklı olanlar bile, Bilgisayar dünyasının femoneni haline gelmiş insanların başarılarının sırlarını öğrenmek için oldukça heveslidir.




Çoğu kişi bu denli büyük başarı hikayelerinin altında gizli bir formül veya ilahi bir dokunuş arar fakat durumu 'inanmak başarmanın yarısıdır' sözüyle açıklamak daha gerçekçi bir yaklaşım olacaktır; en azından internet dünyasının en önemli 12 girişimcisinin fikri bu yönde.

İnternet ve bilgisayar dünyası son 10 yılda sürekli değişirken, bu yeni çağa damgasını vuran 12 kişi var. Bu 12 kişi işlerinde gizli formüller kullanmak yerine yaptıkları işe karakterlerini yansıtarak bulundukları noktaya geldiler.




İşte kurdukları şirketlerle internet dünyasında çığır ağan 12 büyük isim ve onları başarıya götüren karakter özellikleri...




KARARLILIK Steve JobsApple/NeXt/Pixar

'Kararlılık' sözcüğü için sözlükteki karşılığına bakarken yanında Steve Jobs'un ismi yazmıyorsa sözlükte bir hata olduğu düşünülebilir. Jobs 2005'te Stanford Üniversitesi'nde yaptığı ünlü konuşmasında genç mezunlara 'kararlılık' hakkında bolca öğüt vermişti. Jobs 1980'lerde kendi kurduğu şirketi Apple'dan nasıl kovulduğunu ve yaşadıklarını şu şekilde özetledi: "30 yaşındaydım ve kapı dışarı edilmiştim. Endişe, bir girişimcinin hayatında olmazsa olmaz hislerden biridir, fakat kurduğum şirketin tepesindeyken alaşağı edilip şirketi başkalarının elinde görmek gibisi yok."

Steve Jobs yaşadığı çaresizliği, 'iCon' adlı kitapta intihar planları yaptığını açıklayarak dile getimişti. Çoğu insanın vazgeçeceği noktada Jobs'un kararlılığı ortaya çıktı. O zamanlarda iki sıradan şirket olan Pixar ve Next'i çok yüksek noktalara taşıdı ve sonunda zor durumdaki Apple'ın başına geçerek şirketi zirveye oturttu. Jobs'un silikon vadisinde kalma konusundaki kararlığı başarısının 'açık formülü'.




YENİLİKÇİLİK Sergey Brin ve Larry Page Google

Google'ı kurucuları Sergey Brin ve Larry Page para peşinde koşan iki işadamı değildi. Sadece en iyi arama teknolojisini oluşturmaya çalışan iki 'hacker'dılar. Google'ı yapılandırırken bu işin nasıl sonuçlanacağına dair net bir fikirleri de yoktu. İçlerinde sadece yeni bir şey üretme isteği ve gerçekten üst düzey bir Teknoloji açlığı vardı. 90'lara ağırlığını koyan Yahoo! ve Lycos gibi birçok arama motoru, Google'un bindiği treni kaçırdılar ve şimdi sadece uzaktan izlemekle yetiniyorlar. İkili, Google Adwords açılıncaya kadar yeterince para kazanamadı, fakat adanmışlıkları ve sabırlarıyla internet devriminde önemli rol sahibi oldular.


İnternetin 12 'fırlama' çocuğu

Radara Yakalanmayan Rus Savaş Uçağı

Rusya'nın ABD'nin Askeri havacılık alanındaki başarılarına karşı geliştirdiği belirtilen yeni bir savaş uçağının deneme uçuşu bugün gerçekleştirildi. Açıklamaya göre radara yakalanmayan ve diğer çok gelişmiş savaş ve Keşif teknolojileriyle donatılmış olan Sukhoi T-50, deneme uçuşunu başarıyla tamamladı.

Uçağın üreticisi Rus Sukhoi firmasının sözcüsü Olga Kayukova, 5. nesil Savaş Uçağı olarak adlandırdıkları uçağın bugün 47 dakika uçtuğunu belirterek, "Uçağın performansı iyiydi. Bu uçuştaki tüm beklentilerimiz karşılandı" dedi.

Kayukovo, uçağın Rusya'nın uzak doğusundaki Komsomolsk-on-Amur bölgesinden havalandığını ve 47 dakika boyunca başarılı bir uçuş gerçekleştirdiğini kaydetti.

Rus basını, uçağın ABD'nin geliştirdiği F22 savaşçılarla başa çıkacak güç ve beceride olduğu inancında.

Deneme uçuşunu yapan pilot Sergey Bodan da uçağın kontrol ve manevrasının çok çevik olduğunu, bunun da pilotun işini çok kolaylaştırdıüğını söyledi.


Radara Yakalanmayan Rus Savaş Uçağı

Ölecekleri zaman yuvadan gidiyorlar

Hasta karıncaların, ölmeden önce yuvadan uzaklaştıkları ortaya çıktı.

Almanya'daki Ratisbonne Üniversitesi Zooloji Enstitüsü'nden bilimadamları, ölmeden kısa süre önce hasta karıncanın yuvayı terk ettiğini gördü.


Enstitüden yapılan açıklamada, hasta karıncanın yuvadaki diğer karıncalarla temas etmekten kaçındığını ve uzakta tek başına ölmeyi tercih ettiği belirtildi.


Enstitüden yapılan açıklamada, hasta karıncanın yuvadaki diğer karıncalarla temas etmekten kaçındığını ve uzakta tek başına ölmeyi tercih ettiği belirtildi.


Ölecekleri zaman yuvadan gidiyorlar

Arılar yüzünüzü tanıyor

Fransa'daki Paul Sabatier Üniversitesi'nden Martin Giurfa'nın yaptığı araştırma, insanların dikey çizgi (burun), iki nokta (gözler), bir yatay çizgi (ağız) gibi farklı unsurları birleştirerek insan yüzünü tanıdığını, arıların da insanlar gibi beyinlerinde bir şekil oluşturmak için dikey çizgi, iki nokta ve yatay çizgiyi bir araya getirebildiğini gösterdi.




2005'te Monash Üniversitesi'nden Adrian Dyer ve ekibinin yaptığı araştırma şekerli su ile "alıştırma yaptırılan" arıların insan yüzlerini tanıdığını ortaya koymuştu. Giurfa, arıların bunu nasıl yaptığını araştırdı.




Bilimadamları Giurfa ve Aurore Avargues-Weber, önce gözler için iki nokta, burun için dikey çizgi, ağız için yatay bir çizginin bulunduğu yüz resimleri kullandı.

Arılara, bu çizgilerin doğru ve yanlış sıralandığı çeşitli resimleri ayırt etmesi için "alıştırma yaptırıldı". Göz, burun ve ağzın doğru sıralandığı resme konan arılar şekerli su ile ödüllendirildi. Daha sonra arılar, daha önce karşılaşmadıkları yüze benzeyen resimleri de bulabildi, burun ve ağzın farklı yere konduğu fotoğrafları ise "tanıyamadı".




"Journal of Experimental Biology" dergisinde yayımlanan araştırmada, primatlarda var olan ve yüz tanımayı sağlayan beynin "fuziform alanı"na sahip olmasa da arıların yüzleri "tanıyabildiği" vurgulandı.


Arılar yüzünüzü tanıyor